şiirler, aşk şiirleri, dostluk şiirleri, guzel şiirler, bayram şiirleri

WwW.SohbetOz.CoM

Şiirler

Bir Deli Sevda

Hani! Hani var ya, Bir kadeh içkide sırılsıklam sarhoşluk. Bir avuç hüzünde gözyaşı Islak bakışlarda ayrılık. Karşı pencerede seni görmeyeceğim artık. Yağmur altında ıslanmayacağım, Seni göreceğim derken. Saatlerin geç olmasını beklemeyeceğim hiç. Kar yağarken üşümeyeceğim seni düşünüp. Bir kadeh içkide ortağım olmayacaksın belki, Acıları içerken yudum ,yudum. Ağlamayacaksın,belki de hiç hatırlamayacaksın. Yaşlı, Yorgun bedenim hissederken sıcaklığını. Sevgimi değil aşkımı boşalttım kalbine. Ama sen anlamayacaksın. Her yıl bu mevsimde yağmurların ardından. Bir çiçek açacak toprağımın bağrından. Âşık olduğun Yasemin çiçekleri. Güneşi tekrar görebilmek için seninle. İlk günkü gibi.

Hülyası Yeter

Lüzum guruba sitem etmeye, Gönlüme gecenin rüyası yeter Karanlık gecemi aydınlatmaya Gelecek sabahın ziyası yeter Gökten hüzün yağsa yağmur yerine İşlese ruhumun iliklerine Işık vermek için ümitlerime Gökte dolunayın siması yeter Nasıl her gecenin sabahı varsa Ve nasıl her kışın sonu baharsa Hasret perde perde ruhumu sarsa Kavuşmak fikrinin hülyası yeter

Şakayıklar

Gün akşama dönerken ne zamanki yaşam yorgunu narin duruşuyla sana benzeyen şakayıkları görsem bahçede yıllanmış kırmızı yapraklarıyla perdeleri kapanmış aynı hüzünleri anımsar üzülürüm Yokluğunda sarılırken gecenin boşluğuna yuvasına geciken göçmen kuşlara sorarım geri gelecek mi diye Oysa çığlıklar dolaşır sere serpe aklımı alacakmış gibi vurulan kapılardan geleceksin titreyişi kaplar bedenimin her bir yanını üşürüm Ay beyazıdır ortalık artık gecenin geç zamanında iki avucumla kapatırken yüzümü hiçbir yere koyamadığım ellerim kayar gider dalarım Son ayrılık çığlıklarıdır artık dolaşan ıslak bir yaz gecesinde umutlarımı katık ederim ayrılığa gecenin içinden gün sabaha dönerken Kan kırmızısı şakayıklar kollarını açar koklarım Geceler mi seni düşlerime getiriyor yoksa sen mi anıyorsun sevdamızı el ele seher meltemiyle gezinirken bahçede Şimdi yorgundur bedenim oysa ruhum bıçkın bir serseri henüz on altı veya on yedisinde kırmızı şakayıklar gibi hüzünlü lal rengi akşamlarda söz geçiremem kendime ve kapanırım içime Dalgalanırken esen rüzgarla yüreğim biliyorum ki hayat tekrarlanmayacak.